|
KADİR ASLAN
Araştırmacı-Yazar
İLK KURŞUN’DAN 9 OCAK KURTULUŞ BAYRAMINA
Güzel ve şirin Dörtyol’umuzun düşman işgalinden kurtuluşunun 87. yıl dönümünü kutlamanın heyecan ve mutluluğunu yaşıyoruz. Bu mutlu günümüz hepinize kutlu olsun.
Birinci Dünya Savaşının sonunda Osmanlı İmparatorluğu da yenilmiş sayıldı. “Hasta Adam” olarak nitelendirilen Osmanlı toprakları İngiliz, Fransız, Yunan, Ermeniler tarafından işgal edilmeye başlandı.
6 Kasım 1918’de İngiliz ve Fransız kuvvetleri Çanakkale boğazını işgal etti. 9 Kasım da İngilizler Musul’dan İskenderun’a kadar sahayı, Fransızlarda İstanbul’a ulaşan Avrupa demiryolu hattının Osmanlı ülkesindeki bölümünü işgalleri altına aldılar.
Fransızlar İskenderun’a asker çıkardıktan sonra 11 Aralık 1918’de takviyeli bir piyade alayı ile Dörtyol’umuzu işgal etmişlerdir. Bu kuvvetlerin arasında Ermeni alayına ait birliklerde vardı. Fransızlardan cesaret alan Ermeniler kasaba ve köylerimizde Türklere zulüm ve işkenceler yapmaya başladılar. Şehrimizin üstüne kaygı bulutu çökmüştü. Halk büyük bir endişeye düşmüştü. Evler yıkılıp yakılıyor, çocuklar ve yaşlı kadınlar süngülenerek öldürülüyordu.
19 Aralık 1918 günü Fransızlardan yüz bulan Ermeniler Özerli köyünde Türklere ait sığırları zorla alıp götürmeye başladılar. Özerliden Ömer Hoca’nın oğlu Mehmet Kara iki Ermeni’yi iyice döver ve ellerinden sığırları geri alır. Kendiside silahını alarak Karakese köyüne kaçar. Ermeniler Fransızlara şikâyet ederek Karakese köyüne baskın yaparlar. Yollar barikat kurularak kapatılmıştır. Fransız askeri iyice yaklaşınca Mehmet Kara ilk kurşunu sıkar ve ateş emrini verir. 15 Fransız askeri öldürülür. Şaşkına dönen Fransızlar Dörtyol’a çekilmek zorunda kalırlar. 19 Aralık 1918’de yapılan bu çarpışma Türk milletinin saldıran düşmana karşı ilk kurşunu ve ilk ayaklanmasıydı. Böylece Milli Mücadelenin ilk kurşunu İzmir’in ilk kurşunundan 5 ay önce Dörtyol’da atılmış oluyordu.
Dörtyol’a dönen Fransız müfrezesi sebepsiz yere jandarma kumandanı Teğmen Hasan’ı ağır surette yaralanması, Çaylı köyünden Kara Hasan’ın kardeşi Mustafa’nın Kurtkulağı’nda Ermenilerce şehit edilmesi, halk arasında nefret ve öç alma hislerini harekete geçirmiş, netice de Kuvayi Milliye teşkilatı kurulmuş ve mücadeleye başlamıştı.
Türkler; “Hürriyeti ancak ve ancak kendi bayraklarının gölgesinde bulabilirler. Bir milletin ordusu dağılırsa onun yerine esaret gelir.” Diyerek silahını alan dağa çıkıyor. Kara Hasan’a katılıyordu.
Artık bu ölümden daha zor gelen işgalde yaşamanın mutlaka bitmesi gerekiyordu. Mutlaka düşman çizmelerinin bu aziz toprakların üzerinden uzaklaştırılması gerekiyordu. Bu gayenin tahakkuku için Nur Dağları’nı saran iki piyade taburunu bozguna uğratmak gayesiyle 5 Eylül 1919’da Kara Hasan ve arkadaşları Gürlevik mevkiinde 6 saate yakın bir çarpışmadan sonra, düşman ağır zayiatlar vererek Dörtyol’a tekrar dönmek zorunda kalmışlardır.
Bu savaştaki başarısından dolayı Kara Hasan’a “PAŞA” ünvanı verildi. Bu ateş selindeki boğuşma 3 yıl sürer. Kara Hasan Paşa, Ali Ağa, Ahmet Ağa, Selim Çavuş, Halil Çavuş, Kara Mustafa ve Mehmet Emin Hoca ve daha isimlerini sayamadığım 300’ü aşkın cennet vatanımızın mümtaz evlatları, kahraman Kuvayi Milliyeciler, topların, tankların ve makineli tüfeklerin gücüne karşı göğüslerini gererek, eti, kanı ve canı pahasına verdikleri mücadele neticesinde düşman 9 Ocak 1922 günü bütün ağırlığını bırakarak Dörtyol’umuzu terk etmek zorunda kalmıştır.
Düşmanlar Dörtyol’u terk ederken Fransız kumandanı bir istekte bulunur. Kuvayi Milliye kahramanı Kara Hasan Paşa’yı görmek ister. Karşısına gelen orta boylu, esmer, zayıf Kara Hasan’ı görünce;
“Bizi yenen, perişan eden ve bizi buradan kovan adam bu mu?” diyerek dövünür. Düşmanın korkulu rüyası olan Kara Hasan Paşa ki, Erzin, Yumurtalık, Ceyhan, Osmaniye, Hassa, İslâhiye, Antakya, Payas, Kırıkhan ve Çukurova’nın en yiğit çetesi idi.
İstiklal harbinde biz bu vatanı,
Kara günler göre göre kurtardık…
Etten kale olduk her cihetinde,
Göğsümüzü gere gere kurtardık!
Genç ihtiyar bütün koştuk hizmete
Kimi asker oldu, kimisi çete…
Yedi düvel ile yedi cephede,
Kanlı cenge gire gire kurtardık!
Millet fakir, para yoktu, pul yoktu,
Vatan harap, sahip yoktu, yol yoktu…
Herkes düşman, bir tutacak dal yoktu,
Kara bahtı yora yora kurtardık!
Cihan ile açılmıştı aramız,
Bize bizden yoktu çaremiz…
Doktorsuz, ilaçsız kendi yaramız,
Gömlek yırtıp sara sara kurtardık!
Ve tarih bir kez daha yazmıştır Türk’ün esir edilemeyeceğini. Düşman bir kez daha öğrenmiştir yüce Türk milletinin vatanına göz dikilemeyeceğini. Ve haykırmışızdır hep bir ağızdan:
Türk’tür bizim adımız, Türkiye vatanımız
Şehitlerin kanı ile renklenmiş bayrağımız
Ölüm bizim içindir, vatan ise ölümsüz
Bize öyle öğretti, bizim büyük Ata’mız.
Kurtuluş Savaşı’nda İlk Kurşun’u sıkan kahraman bir milletin evlatları olarak ne kadar övünseniz hakkınızdır.
Övünün bugün sizin gününüz
Sevinin bugün bayram günüdür
Çalsın davullar gümbür gümbür
Bugün 9 Ocak Kurtuluş Bayramıdır.
Bu mutlu günü, bu güzel vatanı bizlere canları pahasına armağan eden aziz şehitlerimizi rahmetle anar, ruhları şad olsun der, gazilerimize mutlu gelecekler dilerim.
9 Ocak Dörtyol’un Kurtuluş Bayramınızı kutlar, nice bayramlar temennisiyle saygılar sunarım.
|